Kendimi Sürekli Bir Şeyleri Kaçırıyor Gibi Hissediyorum
Bu his, yalnızca seni değil; birçok insanı etkiliyor. Gün boyu bir yere yetişememe, bir şeyi kaçırma ya da başkalarının daha çok yaşamış olma korkusu sana tanıdık geliyorsa, bu yazı tam sana göre. İçinde bulunduğun bu sıkışmışlık duygusu, aslında zihninin seni korumaya çalışmasından kaynaklanıyor olabilir.

Bu his, genellikle karşılaştırmadan ve eksiklik duygusundan doğar. Sosyal medyada başkalarının “mükemmel” hayatlarını gördükçe, kendi yaşamınızın yetersiz gibi göründüğünü fark edebilirsiniz. Oysa bu görüntüler çoğu zaman gerçek değil; sadece özenle seçilmiş anlardır.
Beyniniz, bu durumu bir tehdit olarak algılayabilir. Çünkü insanlar olarak, topluluk içinde yer almak ve değerli hissetmek temel bir ihtiyaçtır. Bu yüzden, “bir şeyleri kaçırıyorum” düşüncesi aslında “kabul görmüyor muyum?” sorusunun bir yansıması olabilir.
FOMO (Fear of Missing Out – Kaçırma Korkusu), bu duyguyu tanımlayan yaygın bir terimdir. Ancak bu korku, sadece partiler ya da etkinliklerle sınırlı değildir. Duygusal bağlantılar, fırsatlar, hatta sadece huzurlu anlar bile “kaçırılan” şeyler olabilir.- Her sabah 2 dakika boyunca nefes alıp verin.
- Duygularınızı bir deftere yazın: “Bugün neyi kaçırdığımı hissettim?”
- Sosyal medyada takip ettiğiniz hesapları sorgulayın: Sizi iyi hissettiriyor mu?
Bu Duygu Gerçek mi, Yoksa Zihnin Mi Kurduğu Bir Senaryo?
Zihnimiz, bazen bizi korumak için abartılı senaryolar üretir. “Herkes beni geride bıraktı” ya da “benim hayatımda hiçbir şey ilginç değil” gibi düşünceler, gerçeği değil, zihninizin yorumunu yansıtır.
Gerçek şu: Hayatınızda olup bitenler, başkalarınınkiler kadar değerli. Ancak bu değeri fark edebilmek için, dışa değil, içe bakmanız gerekir. İç sesinizi dinlemek, sizi gerçekten neyin mutlu ettiğini hatırlamanıza yardımcı olur.
Zihnin Oyunları Nasıl Fark Edilir?
Zihnin oyunlarını fark etmek için şu soruları kendinize sorabilirsiniz:
- Bu düşünce beni güçlendiriyor mu, yoksa zayıflatıyor mu?
- Bu durumun kanıtı var mı? Yoksa sadece tahmin mi?
- 10 yıl sonra bu durum benim için ne kadar önemli olacak?
“Kaçırıyorum” Hissinden Kurtulmanın Yolları
Şu anı yaşayabilmek, bu hissi azaltmanın en güçlü yoludur. Çünkü “kaçırma” duygusu, genellikle geçmişe ya da geleceğe takılı kalmaktan kaynaklanır. Oysa tek gerçek olan, şu andır.
Şu anı yaşamak, büyük değişiklikler yapmak demek değildir. Küçük farkındalıklarla başlar: Kahvenizin tadını çıkarmak, bir kuşun sesini duymak, ya da birine gülümsemek bile yeterlidir.
Mindfulness (farkındalık), bu süreci kolaylaştırır. Ancak bunun için meditasyon yapmanız gerekmez. Sadece dikkatinizi şu ana yönlendirmeniz yeterlidir.- Telefonunuzu yemek sırasında kapatın.
- Yürürken ayaklarınızın yere değdiğini hissedin.
- Konuşurken karşısındakini gerçekten dinleyin.
| Kaçırma Hissi Tetikleyicileri | Karşı Koşma Yolları |
|---|---|
| Sosyal medya | Günlük kullanım süresini 30 dakikayla sınırlayın |
| Başkalarıyla karşılaştırma | Kendi ilerlemenizi kendi geçmişinizle ölçün |
| Yoğun program | Günde en az 1 saat “yapılacak bir şey olmayan” zaman ayırın |
| Kararsızlık | Küçük kararlar için 2 dakikadan fazla düşünmeyin |
| Yorgunluk | Uyku düzeninizi koruyun; yorgun zihin daha fazla korku üretir |
İlişkilerde Bu Hissin Yansımaları
Başkalarıyla olan bağlarınızda da bu his sizi yorabilir. “Yeterince zaman ayıramadım”, “onları mutlu edemedim” ya da “başkaları daha iyi arkadaş oluyor” gibi düşünceler, ilişkilerinizi gerginleştirebilir.
Oysa kaliteli bir ilişki, ne kadar çok zaman geçirdiğinizle değil, o zamanı nasıl geçirdiğinizle ilgilidir. Göz teması kurmak, aktif dinlemek ve samimi olmak, saat sayısından çok daha değerlidir.
Eğer bu his, sizi sürekli suçluluk duygusuna itiyorsa, bunu bir içsel kaybolma hâliyle karıştırıyor olabilirsiniz. Zihniniz dışarıda bir şeyleri kaçırdığınızı söylerken, aslında iç dünyanızda kaybolmuş olabilirsiniz.
- Sevdiklerinize “Bugün seni düşünüyordum” diyerek ulaşın.
- Topluluklarda “katılmak zorunda” hissettiğinizde, bir adım geri çekilmeyi deneyin.
- İlişkilerde kaliteyi, miktarı değil, derinliği hedefleyin.
Yaşamınızı Kendi Kurallarınızla Yeniden Tanımlamak
Hayatınız, başkalarının rehberliğinde değil, sizin değerlerinizle şekillenmelidir. “Ne yapmalıyım?” sorusunu “Ben ne istiyorum?” ile değiştirmek, size huzur getirebilir.
Bu, bencil olmak değil, kendinize sadık kalmaktır. Çünkü sadece siz, kendi iç sesinizi duyabilirsiniz. Başkalarının beklentileriyle yaşamaya devam ederseniz, “kaçırıyorum” hissi asla geçmez.
Otonomi, bu sürecin temelidir. Küçük adımlarla başlayın: Bugün neyi gerçekten istiyorum? diye sorun.- Haftada bir gün, sadece size keyif veren bir şey yapın.
- “Popüler” olmak yerine, “sadık” olmayı tercih edin.
- Hayatınızda “olması gerekenler” yerine “olmak istediklerinizi” yazın.
Konu Hakkında Sorular
