Susmak Her Zaman Çözüm mü? Psikolojik Bir Değerlendirme
Susmanın çözüm yolu mu yoksa sessizlikle bastırılan duyguların psikolojik bedeli mi? Bu makalede susmanın etkileri, alternatifleri ve sağlıklı iletişim stratejileri inceleniyor.

İnsanlar arasında iletişim kurmanın en doğal yolu konuşmaktır, ancak bazen susmak daha kolay ya da daha güvenli görünür. Susmak her zaman çözüm değildir; çoğu zaman bastırılmış duyguların psikolojik olarak bedelini öderiz. Amerikan Psikoloji Derneği (APA) tarafından yayınlanan araştırmalar, bastırılmış duyguların anksiyete, depresyon ve ilişkisel çatışmalara yol açabileceğini göstermektedir. Bu durum, özellikle “sessizlik stratejisi”nin uzun vadeli ilişkilerde güveni zedelediğini ortaya koymaktadır.
Bu makalede, susmanın ne zaman sağlıklı, ne zaman zararlı olduğunu, alternatif iletişim yollarını ve duygusal ifadeyi nasıl geliştirebileceğimizi inceleyeceğiz.
Susmanın Psikolojik Etkileri
Susmak, kısa vadede çatışmadan kaçınma hissi verebilir ancak uzun vadede duygusal birikime ve içsel gerginliğe neden olur. Psikolojik araştırmalar, bastırılan öfke veya üzüntünün bedensel semptomlara (baş ağrısı, uykusuzluk, sindirim sorunları) dönüşebileceğini göstermektedir. Özellikle çocuklukta “duygularını gösterme” mesajıyla yetiştirilen bireyler, yetişkinlikte duygusal ifade konusunda zorlanabilir.
Bu durum, duygusal farkındalık eksikliğine yol açabilir. Duygusal farkındalığı düşük olan kişiler, ilişkilerinde pasif-agresif davranışlar sergileyebilir veya karşılıklı anlayışı zorlaştırabilir. Susmak bazen bir savunma mekanizması olarak iş görse de, sürekli kullanıldığında içsel dengeyi bozar.
Özellikle iş veya aile ortamında tekrar eden suskunluk, kişinin değerinin azaldığı hissine kapılmasına neden olabilir. Bu da özgüven kaybına ve sosyal geri çekilme eğilimine yol açar. Dolayısıyla susmak, geçici bir rahatlama sunsa da psikolojik bütünlük açısından sürdürülebilir bir strateji değildir.
Sağlıklı İletişim Alternatifleri
Susmak yerine, duyguları yapıcı bir şekilde ifade etmek, hem bireysel hem de ilişkisel refahı artırır. Psikolojik esneklik kavramı, duyguları bastırmak yerine onları fark etmek, kabul etmek ve değerler doğrultusunda hareket etmeyi önerir. Bu yaklaşım, özellikle çatışma anlarında daha bilinçli tepkiler vermemizi sağlar.
Yapıcı iletişimde dikkat edilmesi gereken bazı temel ilkeler vardır:
- Karşı tarafı suçlamadan kendi deneyiminizi anlatın.
- “Her zaman”, “Hiçbir zaman” gibi mutlak ifadelerden kaçının.
- Dinlerken sadece cevap hazırlamak yerine, anlamaya odaklanın.
- Bedensel dilinizi kontrol edin; kollarınızı kapatmak yerine açık tutun.
Bu tür stratejiler, karşılıklı empatiyi artırır ve çözüm odaklı diyalogları mümkün kılar. Özellikle birinin kendini üstün görmesine karşı sağlıklı tepki vermek isteyenler için bu teknikler hayati önem taşır.
Duygusal İfade Egzersizleri
Günlük olarak duygusal farkındalığı geliştirmek için küçük alıştırmalar yapabilirsiniz:
- Günde 5 dakika boyunca hissettiğiniz duyguları bir deftere yazın.
- “Bugün beni en çok etkileyen şey…” cümlesiyle kendinize sorular sorun.
- Bir arkadaşınızla “duygu paylaşımı” yapın; sadece dinleyin, çözüm önermeden.
Bu egzersizler, duygularınızı tanımanızı ve onları sağlıklı yollarla ifade etmenizi kolaylaştırır.
Susmanın Ne Zaman Faydalı Olabilir?
Susmak, her zaman zararlı değildir; bazı durumlarda bilinçli bir tercih olarak stratejik ve sağlıklı olabilir. Örneğin, öfke anında susmak, söylenmesi geri alınamayacak sözlerin önüne geçebilir. Aynı şekilde, bir başkasının acı çektiği bir durumda sessiz kalıp varlığınızı hissettirmek, bazen konuşmaktan daha anlamlı olabilir.
Ancak bu tür suskunluklar, bilinçli bir seçim olmalıdır. Otomatik olarak susmak, duygusal kaçış olarak işlev görürse, bu durum problemi erteler ama çözmez. Bilinçli susma ise, duyguları işleyip daha sonra konuşmak için zaman kazanma amacı taşır.
Eleştiriyle Başa Çıkma ve Sessizlik
Eleştiri karşısında susmak, genellikle savunma mekanizmasının bir parçasıdır; ancak bu, eleştiriyle sağlıklı başa çıkma becerisini engelleyebilir. Araştırmalar, insanların olumlu geri bildirimleri unutmaya eğilimli olduğunu, ancak eleştirileri daha kolay ve daha uzun süre hatırladığını göstermektedir. Bu fenomen, evrimsel olarak tehditlere karşı duyarlı olmamızdan kaynaklanır.
Bu nedenle eleştiriyle karşılaştığımızda ilk tepkimiz susmak veya savunmaya geçmek olabilir. Ancak eleştiriyi kişisel bir saldırı olarak değil, gelişim fırsatı olarak görmek, duygusal zekâyı artırır. Neden eleştiriyi övgüden daha kolay hatırladığımızı anlamak, bu tepkileri dönüştürmemize yardımcı olur.
| Durum | Sağlıklı Tepki | Sağlıksız Tepki |
|---|---|---|
| Eleştiri almak | “Bu geri bildirim benim için değerli, düşüneceğim.” | Susmak veya hemen savunmaya geçmek |
| Anlaşmazlık yaşamak | “Farklı bakış açılarımız var, bunu konuşalım.” | Konuyu değiştirmek veya soğuk davranmak |
| Haksızlığa uğramak | Sakin ama net bir şekilde sınır belirlemek | İçine atmak ve kin beslemek |
Sonuç: Sessizlik mi, Ses mi?
Susmak bazen bilgece bir duruş olabilir, ancak sürekli bir yaşam stratejisi olarak benimsendiğinde duygusal ve ilişkisel maliyeti yüksektir. Sağlıklı bir yaşam, hem kendi iç sesinizi duymayı hem de onu değerli bulduğunuz insanlarla paylaşmayı gerektirir. İfade etmediğiniz duygular, zamanla sizi değil, ilişkilerinizi tüketir.
Bugünden itibaren küçük adımlarla duygusal cesaretinizi geliştirin. Bir cümleyi, bir nefesi, bir bakışı fark edin. Çünkü gerçek güç, her şeyi söylemek değil; doğru şeyi, doğru zamanda, doğru şekilde ifade edebilmektir.
Yorumlarda deneyimlerinizi paylaşarak başkalarına ilham olabilirsiniz. Belki de bir başkası da sizin hikâyenizle kendi sessizliğini bozacak!
Bazıları susarak barış arar, bazıları konuşarak… Ama en zekiler, önce dinleyip sonra konuşarak barışı yaratır. 🤫Sıkça Sorulan Sorular
Susmak ilişkileri kurtarır mı?
Duygularımı nasıl ifade edebilirim?
Eleştiriye karşı susmak yanlış mı?
Çocuklara susmayı mı öğretmeliyiz?
Kaynaklar 📚
Gross, J. J. (2015). Emotion regulation: Current status and future prospects.
Lieberman, M. D. (2007). Putting feelings into words: Affect labeling disrupts amygdala activity.
Turkish Psychological Association – Duygusal İfade ve İlişkisel Sağlık Rehberi






