Elalem Ne Der Korkusunu Bir Kenara Bırakıp Kendin Ol!
Başkalarının Senaryosunda Figüran Olmayı Bırakıp Kendi Hayatının Başrolüne Geçmeye Var mısın?

Elalem ne der korkusunu bir kenara bırakıp kendin olman için önce başkalarının onayına olan bağımlılığını fark etmeli ve kendi değerlerini merkeze almalısın. Bu zehirli düşünce yapısından kurtulmanın yolu, başkalarının senin hakkındaki fikirlerinin aslında seninle değil, onların kendi yargılarıyla ilgili olduğunu anlamaktan geçer. Kendi hayatının başrolüne geçmeye hazır mısın?
Hepimiz bir şekilde bu ‘elalem’ denilen hayalet ordusunun esiri olmuşuzdur, yalan yok. Komşunun kızı ne der, amcamın oğlu ne düşünür derken bir bakmışız kendi isteklerimizi rafa kaldırmışız.
Valla kanka, bu hayat senin ve başkalarının senin hakkında ne konuştuğu aslında koca bir gürültüden ibaret. Gel bu gürültüyü beraber kısalım.
Geçen sene o çok sevdiğim ama ‘insanlar güler’ diye giymediğim sarı ceketimi giyip Taksim’e çıktığımda kalbim küt küt atıyordu. Herkes bana bakıyor gibi geliyordu ama aslında kimsenin umurunda bile değildim; herkes kendi derdindeydi.
Elalem Dediğin Kim, Hiç Gördün mü?
Mevzu şu ki, ‘elalem’ dediğimiz şey aslında bizim kafamızda yarattığımız bir canavar. Kimse gece yatağa yattığında ‘Ahmet bugün niye o ayakkabıyı giydi?’ diye düşünmüyor, herkes kendi kredi kartı borcunu veya yarın ne yiyeceğini dert ediyor.
Görünmez Prangalarımızdan Kurtulma Vakti
Bu prangalar çocukluktan beri ayağımıza dolanıyor, ‘aman kızım ayıp olur’, ‘aman oğlum laf gelir’ diye büyütüldük. Ama artık büyüdük ve bu hayaletlerin bizi yönetmesine izin vermememiz gerekiyor.
Başkalarının onayını beklemek, kendi mutluluğunu bir başkasının cebine koymak gibidir. O kişi anahtarı ne zaman verirse o zaman sevinebilirsin, bu da tam bir esarettir.
Eski iş yerimde müdürümün her lafına ‘evet’ derken aynada kendimi tanıyamaz hale geldiğim o sabahı asla unutamam. O gün kendime bir söz verdim: Artık kimsenin onayını cebimde taşımayacaktım.
Kendi Hayatının Başrolünü Başkasına Kaptırma
Sen kendi filminin yönetmenisin ama sanki yan roldeki figüranlar senin senaryonu yazıyor gibi davranıyorsun. Elalem ne derse desin, o filmin sonunda jenerikte senin adın yazacak, onların değil.
Sosyal Medya Mahallesinde Ayakta Kalmak
Şimdilerde elalem dediğimiz kitle sadece mahalle bakkalı değil, Instagram’daki o hiç tanımadığın binlerce kişi oldu. Beğeni sayılarına göre kendimizi değerli hissetmek tam bir tuzak, kanka.
İnsanlar sadece senin vitrinini görüyor, mutfağında neler piştiğini kimse bilmiyor. Bu yüzden dışarıdan gelen yorumları çok da ciddiye alıp moralini bozma.
Geçen ay aile yemeğinde herkes ‘ne zaman evleneceksin’ diye sorarken, tabağımdaki dolmayı sakince yiyip ‘canım ne zaman isterse’ dediğim o an kendimle gurur duydum. Eskiden olsa kıpkırmızı olur, yerin dibine girerdim.
| Durum | Elalem Ne Bekler? | Gerçekte Ne Olmalı? |
|---|---|---|
| Kariyer Seçimi | Garanti ve prestijli iş. | Seni heyecanlandıran alan. |
| Giyim Tarzı | Modaya uygun ve ‘normal’. | Kendini içinde iyi hissettiğin. |
| Yaşam Biçimi | Herkes gibi standart bir hayat. | Kendi kurallarınla yaşamak. |
Özgürlüğün Tadı Bir Başka Kanka
Kimsenin ne düşündüğünü sallamadığın o ilk gün, sanki sırtından koca bir çuval taş atmış gibi hissedeceksin. Bu hafiflik öyle bir şey ki, bir kere tadını alınca bir daha bırakamıyorsun.
Başkalarının Yargıları Aslında Onların Aynasıdır
Biri seni eleştiriyorsa, aslında kendi korkularını veya yapamadığı şeyleri sana yansıtıyordur. Senin cesaretin, onların korkaklığını yüzlerine vurduğu için saldırıya geçerler.
Yani mevzu seninle ilgili değil, tamamen onların iç dünyasındaki karmaşayla ilgili. Bunu anladığın an, eleştiriler vız gelir tırıs gider.
Geçen hafta bir kafede tek başıma kitap okurken yan masadakilerin bakışlarına aldırmadan kahkahamı attığımda kendimi ilk kez gerçekten özgür hissettim. Eskiden olsa ‘deli mi bu’ derler diye kendimi sıkardım.
Hatalarınla Barışmak En Büyük Racon
Mükemmel olmaya çalışmak, elalemin ağzına sakız vermemek için çabalamak seni sadece yorar. Hata yapma lüksünü kendine tanı, çünkü o hatalar seni sen yapan şeyler.
Kusursuzluk Diye Bir Şey Yok, Samimiyet Var
İnsanlar senin mükemmel olmanı değil, aslında senin de onlar gibi ‘insan’ olduğunu görmek istiyor. Kusurlarını saklama, onları bir madalya gibi göğsünde taşı.
Bir arkadaşım geçenlerde “Yine mi bu pantolonu giydin?” dediğinde, sadece gülümseyip “Evet, çünkü çok rahatım” dedim. O an onun ne düşündüğü zerre kadar umurumda değildi ve bu harika bir histi.
Başkalarına ayar vermeye çalışmak yerine, kendi iç sesinin ayarını düzeltirsen dünya çok daha yaşanılır bir yer oluyor. Kendini sevmekle başla her şeye.
Elalem Korkusunu Yenmek İçin Küçük Taktikler
Bu korkuyu bir günde yenemezsin ama küçük adımlarla o duvarları yıkabilirsin. Mesela bugün hiç tarzın olmayan bir şey yap ve kimseye açıklama yapma.
Hayır Demeyi Öğrenmek Hayat Kurtarır
Sırf birileri kırılmasın diye ‘evet’ dediğin her an, aslında kendine ‘hayır’ diyorsun. Kendi sınırlarını çizmek, elaleme karşı çekebileceğin en büyük settir.
Başkalarının ne dediğini duymamak için bazen kulaklarını tıkaman gerekebilir. Kendi müziğini aç ve o ritimde dans etmeye devam et.
Hayat, başkalarının beklentilerini karşılamak için harcanmayacak kadar kısa ve değerli. Bugün kendin için bir şey yap ve gerisini boş ver.
Kafanıza Takılanlar
Elalem ne der korkusundan tamamen kurtulmak mümkün mü?
Başkalarını kırmadan nasıl kendim olabilirim?
Eleştirilere karşı nasıl daha dayanıklı olabilirim?
Kendim olduğumda yalnız kalmaktan korkuyorum, ne yapmalıyım?
Sonuç olarak kanka, bu hayatın tek bir şansı var ve o şansı da elalemin dudakları arasına bırakma. Kendi rengini parlat, kendi şarkını söyle ve kim ne derse desin, sadece kendin olmanın o muazzam tadını çıkar. Unutma, sen yoksan bu dünya bir kişi eksik!
